Web Nedir?
Örümcek ağı gibi birbiriyle bağlantılı olan sayfalardan ve internet üzerinde çalışmakta olan WWW ile başlayan adreslerde toplanmış olan sayfaların görüntülenmesini sağlayan servise verilmiş isimdir. Bu yüzden internet ile web terimi aynı olguyu tanımlamazlar. Başka bir deyişle web, internet kapsamında olan ve internetin yaklaşık %85’i kapsamaktadır. Aynı zamanda internet içerisindeki en büyük servistir.
Web’i Kim Buldu? İnterneti Kim İcat Etti?

Web’i Kim Buldu: Web, yani Dünya Çapında Ağ (World Wide Web), modern dünyanın en önemli teknolojik yeniliklerinden biridir. Günümüzde bilgiye erişim, iletişim, eğlence, ticaret ve daha birçok alanda vazgeçilmez bir araç haline gelmiştir. Peki, bu devrim niteliğindeki teknolojiyi kim icat etti? Web’in mucidi, İsviçreli bilgisayar bilimcisi Tim Berners-Lee‘dir. Ancak, web’in ortaya çıkışı sadece bir kişinin çabasıyla sınırlı değildir; bu süreç, birçok farklı teknolojinin, fikrin ve işbirliğinin bir araya gelmesiyle gerçekleşmiştir. Bu yazıda, web’in icadını, Tim Berners-Lee‘nin katkılarını, web’in gelişim sürecini ve etkilerini detaylı bir şekilde ele alacağız.
Web’in İcadının Temelleri

İnternetin Doğuşu
Web’in icadını anlamak için önce internetin doğuşuna bakmak gerekir. İnternet, 1960’larda ABD Savunma Bakanlığı tarafından desteklenen ARPANET projesiyle başlamıştır. Bu proje, bilgisayarlar arasında veri paylaşımını mümkün kılmayı amaçlıyordu. 1980’lere gelindiğinde, TCP/IP protokolü gibi standartlar sayesinde internet, akademik ve askeri kurumlar arasında yaygınlaşmaya başladı. Ancak bu dönemde internet, yalnızca uzmanların kullanabileceği karmaşık bir sistemdi ve geniş kitlelere hitap etmiyordu.
Bilgi Paylaşımındaki Zorluklar
1980’lerin sonlarında, bilim insanları ve araştırmacılar arasında bilgi paylaşımı hala büyük bir sorundu. Farklı bilgisayar sistemleri, farklı dosya formatları ve uyumsuz yazılımlar, bilgiye erişimi zorlaştırıyordu. Özellikle İsviçre’deki CERN (Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi) gibi büyük araştırma merkezlerinde, bu sorun daha belirgindi. İşte bu noktada, Tim Berners-Lee, bilgiye erişimi kolaylaştıracak bir sistem geliştirmeye karar verdi.
Tim Berners-Lee ve Web’in Doğuşu
Tim Berners-Lee, 8 Haziran 1955’te Londra, İngiltere’de doğdu. Matematikçi bir anne-babanın çocuğu olan Berners-Lee, erken yaşlardan itibaren teknolojiye ilgi duydu. Oxford Üniversitesi’nde fizik okudu ve mezun olduktan sonra yazılım mühendisi olarak çalışmaya başladı. 1980’lerde CERN‘de çalışmaya başlayan Berners-Lee, burada bilim insanlarının bilgi paylaşımındaki zorluklarını fark etti.
Web’in İlk Fikri: “Information Management: A Proposal”
1989 yılında, Berners-Lee, CERN’deki bilgi paylaşım sorunlarını çözmek için bir öneri sundu: “Information Management: A Proposal” (Bilgi Yönetimi: Bir Öneri). Bu belgede, bilgilerin hipermetin (hypertext) bağlantıları aracılığıyla birbirine bağlanabileceği bir sistem önerdi. Bu sistem, özellikle kullanıcıların belgeler arasında kolayca gezinmesini sağlayacaktı. Önerisi başlangıçta çok fazla ilgi görmese de, Berners-Lee bu fikri geliştirmeye devam etti.
Web’in Temel Teknolojileri
Berners-Lee, web’in temelini oluşturan üç ana teknoloji geliştirdi:
- HTML (HyperText Markup Language): Web sayfalarının yapısını tanımlayan bir işaretleme dili.
- HTTP (HyperText Transfer Protocol): Web sayfalarının sunucudan istemciye aktarılmasını sağlayan bir iletişim protokolü.
- URL (Uniform Resource Locator): Web’deki kaynakların adreslerini tanımlayan bir sistem.
Bu teknolojiler, web’in temel yapı taşlarını oluşturdu. Ayrıca, Berners-Lee ilk web tarayıcısını ve web sunucusunu da geliştirdi.
İlk Web Sitesi
6 Ağustos 1991’de, dünyanın ilk web sitesi CERN‘de yayınlandı. Bu site, web’in nasıl çalıştığını ve aynı zamanda nasıl kullanılacağını açıklayan basit bir sayfaydı. Adresi “http://info.cern.ch” olan bu site, bugün hala erişilebilir durumdadır ve web’in tarihsel bir anıtı olarak korunmaktadır.
Web’in Gelişim Süreci

Web’in Yaygınlaşması
Web, 1990’ların başında hızla yaygınlaştı. Bunun birkaç temel nedeni vardı:
Açık Standartlar: Berners-Lee, web teknolojilerini patentle korumak yerine açık standartlar olarak yayınladı. Bu, herkesin web’i kullanmasını ve aynı zamanda geliştirmesini kolaylaştırdı.
Mosaic Tarayıcısı: 1993’te piyasaya sürülen Mosaic, grafiksel bir arayüze sahip ilk web tarayıcısıydı. Bu tarayıcı, web’in geniş kitlelere ulaşmasını sağladı.
İnternetin Büyümesi: İnternetin altyapısının gelişmesi, web’in daha fazla kullanıcıya ulaşmasını mümkün kıldı.
Web 2.0 ve İnteraktiflik
2000’lerin başında, web’in yapısı değişmeye başladı. “Web 2.0” olarak adlandırılan bu yeni dönem, kullanıcıların pasif tüketicilerden aktif katılımcılara dönüşmesini sağladı. Sosyal medya platformları (örneğin, Facebook, YouTube, Twitter), bloglar ve wiki sistemleri (örneğin, Wikipedia) bu dönemin öne çıkan yenilikleriydi. Web 2.0, kullanıcıların içerik üretmesini, paylaşmasını ve işbirliği yapmasını kolaylaştırdı.
Mobil Web ve Web 3.0
2010’larla birlikte, akıllı telefonların yaygınlaşmasıyla mobil web önem kazandı. Web siteleri, mobil cihazlar ile uyumlu hale getirilmiştir. Bununla birlikte uygulamalar popülerleşmiştir. Aynı dönemde, “Web 3.0” kavramı ortaya çıktı. Web 3.0, yapay zeka, makine öğrenimi ve blok zinciri teknolojileriyle daha kişiselleştirilmiş, güvenli ve merkezi olmayan bir web vizyonunu temsil ediyor.
Web’in Toplumsal ve Ekonomik Etkileri

Bilgiye Erişimde Devrim
Web, bilgiye erişimi demokratikleştirdi. Eskiden kütüphanelere veya uzmanlara bağımlı olan insanlar, artık birkaç tıkla dünyanın herhangi bir yerindeki bilgilere ulaşabiliyor. Eğitim, araştırma ve kişisel gelişim alanlarında web’in etkisi tartışılmaz.
Ekonomik Dönüşüm
Web, küresel ekonomiyi dönüştürdü. E-ticaret platformları (örneğin, Amazon, eBay), dijital pazarlama, çevrimiçi hizmetler ve paylaşım ekonomisi (örneğin, Uber, Airbnb) web’in sunduğu fırsatlarla ortaya çıktı. Bugün, birçok şirket tamamen web tabanlı iş modellerine dayanıyor.
Sosyal ve Kültürel Değişim
Web, sosyal etkileşimleri ve kültürel dinamikleri değiştirdi. Sosyal medya, insanların iletişim kurma biçimini dönüştürdü. Ancak bu dönüşüm, aynı zamanda yanlış bilgi (fake news), mahremiyet ihlalleri ve siber zorbalık gibi sorunları da beraberinde getirdi.
Tim Berners-Lee’nin Mirası ve Web’in Geleceği

Web’in Korunması ve Etik Sorunlar
Tim Berners-Lee, web’in açık, özgür ve herkes için erişilebilir bir platform olarak kalmasını savunuyor. Ancak, web’in ticarileşmesi, veri gizliliği sorunları ve büyük teknoloji şirketlerinin hakimiyeti, web’in orijinal vizyonunu tehdit ediyor. Berners-Lee, bu sorunlara çözüm bulmak için Contract for the Web (Web için Sözleşme) gibi girişimler başlattı.
Web’in Geleceği
Web’in geleceği, yapay zeka, artırılmış gerçeklik (AR), sanal gerçeklik (VR) ve blok zinciri gibi teknolojilerle şekillenecek. Web 3.0, daha güvenli, merkezi olmayan ve aynı zamanda kullanıcı odaklı bir internet vaat ediyor. Ancak bu dönüşüm, etik, güvenlik ve erişim gibi konularda yeni tartışmaları da beraberinde getirecek.
Web, Tim Berners-Lee‘nin vizyonuyla ortaya çıkan ve dünyayı değiştiren bir teknolojidir. 1989’da CERN’de atılan ilk adımlar, bugün milyarlarca insanın hayatını etkileyen bir küresel ağa dönüştü. Web, bilgiye erişimi kolaylaştırdı, ekonomileri dönüştürdü ve özellikle sosyal etkileşimleri yeniden şekillendirdi. Ancak, bu büyük yenilik, aynı zamanda yeni sorunlar ve sorumluluklar da getirdi. Tim Berners-Lee‘nin mirası, web’in sadece teknolojik bir araç değil, aynı zamanda insanlık için bir umut ve işbirliği platformu olduğunu hatırlatıyor. Web’in geleceği, hepimizin bu mirası nasıl koruduğumuza ve geliştirdiğimize bağlı olacak.
Youtube Videosu: